Öğrencimizin Yazısı Cumhuriyet Gazetesinde

Öğrencimizin Yazısı Cumhuriyet Gazetesinde

Fen lisesi 10. sınıf öğrencimiz Zeynep Naz'ın 10 Kasım için yazdığı kompozisyonu Cumhuriyet gazetesinde yayımlandı. Kendisine teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

 

 

Nereden başlamalı onu anlatmaya? Sanata ve bilime verdiği önemi, hürriyeti, bağımsızlığı ve özgür düşünceyi sonsuz bir güven ile milletine aşılayan bir lideri anlatmaya nereden başlamalı? Sene 1881, Türkiye’nin umudunun doğduğu yıl. 7 yaşında babasını kaybeden, hakkında tutuklama ve idam kararı çıkarılan, bir koca ömrü vatanı elden gitmesin diye hiçe sayan bir umut... Bir ağaç kesilmesin diye köşkü yerinden oynatan bir umut... Sene 1916’dır. Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nda cepheye mermi taşıyan, canlarını hiçe sayıp vatanı düşünen kadınlar tanır ve şu sözleri söyler: “Büyük Türk kadınını çalışmamıza ortak kılmak, hayatımızı onlarla birlikte yürütmek, Türk kadınını ilmi, ahlaki, sosyal ve ekonomik hayatta erkeğin destekleyicisi yapmak gerekir.” Daha sonrasında ise kadına “Seçme ve seçilme hakkı, velayet hakkı, miras hakkı” gibi birçok hak verilir. Sene 1922. 41 yaşında başkomutan olarak Yunan ordusunu Anadolu topraklarından atarak Türk milletini bir kez daha kendisine minnettar bırakır Mustafa Kemal. Sene 1923. Türk milletinin yeniden doğuşu... Özgür düşüncenin olduğu, karanlık günlerin sona erdiği, bilimin ve ilimin aydınlattığı yolda Türklerin ve Türk milletinin altın çağı... Ve sene 1938. Ölümün ölümsüzlüğü... Takvimlerin en karanlık yılı. Denizin çekildiği, güneşin battığı yıl. Fikirlerin ölümsüzleştiği, gözlerinin kapandığı yıl. Ümidin olduk Ey aziz Atatürk! Fikirlerin canlı hâlâ, ümidin canlı hâlâ, umudun var hâlâ! Hani demiştin ya “Bütün ümidim gençliktedir!” diye. İşte biz senin ümidin olduk. Gösterdiğin çiçek rayihalı yolda aydınlık istikbalimize senin ışığında yürüdük. Bu Türk gençliği minnettar sana! Bize gösterdiğin aydınlık hedefe umut ışığı olduğun için minnettar bu vatan sana! Bizler eğer bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün istediği gençler olabiliyorsak bu, 1881 yılında açan ve bir daha da ışığını hiç kaybetmeyen bir çift gözle başladı. Gökyüzü mavi de ben mi kör oldum...